Ana Başlıklar:

Dövizzede Davalarını 25 Kasım 2011 Tarihinde Toplu Olarak Açtık

"Dövizzedelerin Umudu Yüksek Yargıda"

Dövizzedeler Dava Açıyor

 
 

Bugün

Yeni Web Sitemizi Beğendiniz mi?
 
Şu anda 1 konuk çevrimiçi
Dövizzedeler
 

 

Dövizzedeler Organize Olup Dava Açıyor

2007 ve 2008 Yıllarında gayrimenkul piyasasındaki yavaşlama sebebiyle konut kredilerinde talep daralması yaşanmıştır. Bu durgunluğu aşmaya çalışan bankalar, Japon yeni ve İsviçre frangına endeksli konut kredisi adı altında yaptığı kampanyalarla söz konusu para birimlerinin uzun süren istikrarlı kur bedellerini ve düşük faizli olması gibi sebepleri ön plana çıkararak 200 bini aşkın tüketiciyi ikna etmeyi başardılar. Müşterilerine TL olarak verdikleri kredileri dövize endeksleyip 5 ile 15 yıl arası vadelerle tahsil etme yoluna giden bankalar, yaptıkları bu hesap hatasıyla 200 bini aşkın tüketicinin mağdur olmasına sebep olmuşlardır.

Türk lirası üzerinden hesaplanan kredi taksitlerini ödeyemeyeceklerini düşünerek kredi almaktan vazgeçen müşterilerini düşük faizli dövize endeksli krediyle ikna eden bankalar, kredi sözleşmesi adı altında tek taraflı, sadece bankayı koruyan, tüketicinin korunması hakkındaki kanunda tüketiciyi koruyan ve emredici nitelikte olan hükümleri hiçe sayarak yaptıkları sözleşmelerle tüketicinin mahkemelerde hak aramalarının önüne geçmeye çalışmışlar ve uzunca bir süre de bunda başarılı olmuşlardır.

Son bir yıllık süreçte Japon yeni ve İsviçre frangı kurlarının aşırı değerlenmesi sonucu ,kredi aldığında 1.500.00 TL ödeme hesabıyla ev alanların bu gün ödemeleri gereken taksit miktarı 3.500.00 TL’yi aşmıştır..Bu durumdan kurtulmak için evini satıp bankaya olan kredi borcunu kapatmayı düşünen mağdurlar ikinci bir şok yaşamış ve iki yıldır ödedikleri kredilerinin peşin kapama bedelinin aldıkları ana paranın iki katına yaklaştığını görmüşler ve hükümetten veya yargıdan gelecek iyi bir haberden başka umutları kalmamıştır.

2008-2009 Yılları arasında açılan davalarda mahkemeler durumu 1994 ve 2001 yılllarında yaşanan krizlerdeki USD ‘de yaşanan artışa benzer bir durum gibi yorumlayarak , sözleşmelerdeki haksız şartları,bankanın tüketiciyi yasada belirtilen şekilde bilgilendirmemesi,Japon yeni ve İsviçre frangının ülkemizde hiçbir kesim tarafından bilinmeyen para birimi olması , tüketicinin söz konusu dövizi Türkiye’den tedarikinin bile son derece zor olması,bu para birimlerindeki artışların direk olarak Türkiye ekonomisini etkilememesi sebebiyle Merkez Bankası’nın USD ve Euro’ da olduğu gibi söz konusu paralarla ilgili aktif bir politikasının olmaması,söz konusu para birimlerinin Türkiye’de takip edilen bir para birimi olmaması vb bir çok gerekçeyi dikkate almayarak tüketici aleyhine kararlar vermiştir.

Kendilerini yenzede diye ifade eden kitlenin şimdi daha umutlu olmaları gerektiği kanaatindeyiz.Zira bilirkişi raporları ve mahkeme kararları ile bankaların hukuka aykırı olarak yaptıkları sözleşmelerin mahkeme tarafından yapılacak müdahale ile tüketici lehine yorumlanması kaçınılmaz olmuştur.Bu konuda sık sık bize ulaşan yenzedelerin bilinçlendirilmesi için dövizzedeler derneği tarafından İstanbul Bostancı’da düzenlenen toplantıda yenzedeleri yasal hakları konusunda bilgilendirdik. Dövizzedeler derneği başkanı Ali Çankaya söz konusu toplantıları, imkanlarını zorlayarak Türkiye’nin başka illerinde de yayma amacında ve biz kendisinin bu çabalarına destek olacağız. Bu davayı emsal gösterip tüm mağdurların haklarını arayabileceğini düşünüyoruz.Japon yeni ve İsviçre Frangı mağduru olan yaklaşık 45 müvekkilimiz adına tüketici mahkemesinde dava açılması için hazırlıklarımızı tamamladık. Dava açacakların sayısının ise 10 binleri geçeceği kanaatindeyiz.Tüketicilerin bilinçli davranarak söz konusu davaları açıp usulüne uygun olarak takip edilmesi halinde bankaların tüketicilerden haksız olarak kazanmayı amaçladıkları ve yapılan hesaplara göre 5 milyar TL’yi aşan bu külfetin tüketciye yükletilemeyeceğine inancımız tamdır.Türk lirası kredi çekseydi 1.500.00 TL ödeyecek olan tüketicinin sırf bankaların yönlendirmesi ile TL olarak aldıkları krediyi Japon yenine endeksleyerek 3.500.00 TL kredi ödemek zorunda kalmalarının tek sorumlusunun gelirlerini artırmak için yasaları hiçe sayan bankalar olduğu şüpheden uzaktır. Ancak Türk yargısının bu duruma son vereğine inancımız son derece kuvvetlidir.

 

Av. Ahmet Çetinkaya

 

Ceza Hukuku

Ceza Hukuku

Daha fazlası

Uzman Tavsiyeleri

Av. Nihat KIRBACI

Daha Fazlası